Uyıuşturucu Madde Kullanmak, Satın Almak veya Bulundurmak Suçu | TCK madde 191

Uyuşturucu kullanmak suç mu? Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi (TCK 191) uyarınca; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek ya da bulundurmak suç olarak düzenlenmiştir. Ancak bu suç bakımından doğrudan hapis cezası yerine öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesi, denetimli serbestlik ve tedavi gibi özel infaz usulleri uygulanmaktadır. Uyuşturucu madde kullanmanın cezası; yakalanma şekline, maddenin kişisel kullanım sınırları içinde olup olmadığına ve failin sürece yaklaşımına göre değişiklik gösterebilir. TCK 191 kapsamında etkin pişmanlık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın adli para cezasına çevrilmesi gibi hukuki kurumlar da gündeme gelebilir.
Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Nedir?
Uyuşturucu; uyuşturma özelliği olan, hareketten ve gereği gibi düşünmekten alıkoyan, narkotik anlamına gelen maddelerdir. Uyuşturucu madde, genellikle morfin, kokain, eroin, afyon, esrar gibi duyulara uyuşukluk veren maddeleri ifade eder. Uyarıcı ise bir kimseyi güçlendiren, yüreklendiren, coşturan ve/veya yönlendiren şey anlamına gelir.
Doğal yollarla elde edilen Afyon, Morfin, Kodein, Eroin, Esrar, Kokain, Marihuana, Crack gibi uyuşturucu ve uyarıcı maddeler için “narkotik” ifadesi kullanılırken, kimyasal yollarla elde edilen Ekstazi, Bonzai, LSD gibi sentetik uyuşturucu ve uyarıcı maddeler “psikotrop” olarak adlandırılmaktadır.
Bir maddenin hukuken uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden sayılabilmesi için; 2313 sayılı ve 3298 sayılı kanunların tanıdığı yetkiyle Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan kararlarda ve 1961 tarihli Tek Sözleşmesi’nin I ve II numaralı cetvellerinde yer alan maddelerden olması gerekmektedir.
Uyuşturucu Kullanmak Suç Mu?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Gençliğin Korunması” başlıklı m. 58/2 hükmünde “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.” düzenlemesi yer almaktadır. Anayasanın işaret ettiği tedbirlere uygun olarak yasa koyucu, uyuşturucu madde kullanmayı TCK kapsamında suç kabul etmiştir.
Uyuşturucu madde kullanma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü bölümünde, “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” başlıklı 191. maddesinde düzenlenmiştir.
Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak Suçu
TCK madde 191 (Kanun Metni)
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.(8) Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kaynak: Mevzuat (TCK) – yukarıdaki metin kanun metnidir.
Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurmanın Cezası
Yukarıda ifade edildiği üzere TCK madde 191, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmanın, satın almanın ve bulundurmanın cezasını düzenlemiştir. O hâlde, uyuşturucu madde kullanmanın cezası var mıdır sorusunun cevabı; evet, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmanın cezası vardır.
Peki uyuşturucu madde kullanma ve bulundurmanın cezası nedir, uyuşturucu ile yakalanmanın cezası kaç yıldır? Kullanmak için uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Uyuşturucu madde kullanma suçunun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel ya da işaretlerle belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde ise faile 3 yıldan 7,5 yıla kadar hapis cezası verilir.
Ancak aşağıda detaylıca işlendiği üzere bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada, şüpheli hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
Son olarak belirtilmelidir ki, uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçundan dolayı verilen ceza, adli para cezasına çevrilmez.
Uyuşturucu Kullanma Suçu Önemli Bilgiler
- TCK madde 191’de yer alan bu suç seçimlilik hareketli bir suçtur. Yani bu suç, uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulması, kullanmak için satın alınması ya da kullanmak için kabul edilmesi fiillerinin yalnız biriyle dahi işlenebilir.
- TCK madde 191 koşullarının oluşması için, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliği ve miktarı itibariyle kullanmaya elverişli olması gerekmektedir. Bu nedenle ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanmaya elverişli olduğu hususunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Kriminal Laboratuvarı veya Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Laboratuvarı ya da Adli Tıp Kurumu ilgili (5.) İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gerekmektedir.
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olduğu belirlenmekle birlikte, söz konusu maddenin eser miktarda olduğu ve eser miktardaki maddenin kullanmaya elverişli nitelikte olduğu tespit edilirse suç olacaktır.
- Söz konusu maddenin eser miktarda olmakla birlikte kullanmaya elverişli olmadığı tespit edilmişse, işlenemez suç söz konusu olacaktır.
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaya elverişli ise, artık maddenin azlığı veya kalitesinin düşüklüğü gibi nedenlerle uyuşturucu veya uyarıcı etki yapamayacak durumda olması suçun oluşumunu engellemez.
- Uyuşturucu maddeyi kullanmak için satın almak, yalnızca para karşılığında maddeye ulaşmak anlamında değil, herhangi bir ivaz karşılığında maddeye ulaşmak anlamındadır. Örneğin uyuşturucu madde satın almak için o maddenin karşılığında satana başka bir cins uyuşturucu maddenin verilmesi, satın alma fiili olarak kabul edilmelidir.
- Uyuşturucu maddenin satımına dair anlaşma, satın alma fiilinin gerçekleşmesi için tek başına yeterli olmamakta, suç konusu uyuşturucu maddenin satın alan kişinin hâkimiyet alanına girmesi gerekli ve yeterlidir. Aksi takdirde suç teşebbüs aşamasında kalmıştır denilebilir.
- Uyuşturucu madde satın alma ve kabul etme fiilleri birbirine benzer olmakla birlikte, çok karıştırılmaktadır. Bu iki fiilin farkı, kabul etme fiilinde, satın almanın aksine maddenin alınması karşılığında karşı tarafa herhangi bir bedel verilmemesidir.
- Uyuşturucu madde kabul etmek fiilinden bahsedebilmek için mutlaka kabul edenin rızası aranacaktır. Buna göre bir kimsenin haberi olmadan onun hâkimiyet alanına uyuşturucu madde bırakılması olayında kabul edenin iradesi olmadığından, kabul etme fiili gerçekleşmez.
- Kabul edenin rızası dahilinde kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek suçunun oluşması için, suç konusu maddenin kabul edene mutlaka fiilen teslim edilmesi gerekmez. Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin, kabul edenin istediği yere bırakılması veya istediği bir kişiye verilmesi hâllerinde de fail suç konusu maddeyi kabul etmiş sayılır.
- Failin hâkimiyet alanında bir uyuşturucu madde yoksa, bizzat kendisi ya da herhangi bir tanık tarafından failin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde kabul ettiği, bulundurduğu veya satın aldığına dair beyan olsa bile, TCK 191 kapsamında sanığa ceza verilemez. Keza Yargıtay, ele geçirilemeyen uyuşturucu ve uyarıcı maddelere ilişkin soyut tanık-sanık beyanları ve iletişimin tespiti tutanaklarına dayanılarak verilen mahkûmiyet kararlarını bozmaktadır.
- Failin kullanma amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ancak söz konusu maddeyi kullanmadan yakalanması hâlinde, fail, kullanma fiiline teşebbüsten değil, kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan sorumlu olacaktır.
- Ya da fail kullanmak amacıyla satın aldığı uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanma fiilinden gönüllü olarak vazgeçse dahi, bulundurma fiili tamamlanmış olacağından TCK m.191 kapsamında kullanmak amacıyla bulundurma suçundan dolayı ceza verilebilecektir.
- Failin, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak amacıyla mı yoksa başka bir amaçla mı bulundurduğu belirlenemiyorsa, “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi uyarınca failin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanma kastı ile bulundurduğu değerlendirilerek TCK m.191 uyarınca cezalandırılması gerekir.
- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin tıbbi amaçla kullanılması hâlinde suç oluşmaz. Ancak söz konusu maddelerin hekim reçetesi olmaksızın kişinin yaşadığı ağrıyı dindirmek veya cinsel gücünü artırmak amacıyla kullanılması ya da reçeteye aykırı olarak belirlenen sürenin, dozun veya miktarın aşılması ya da tedavi amacı dışında kullanılması TCK m.191 kapsamında suçtur.
- Uyuşturucu madde kullanma suçunun, TCK m.191/10’da öngörülen yerlerin 200 metre yakınında işlenmesi cezayı artırıcı sebeptir. Bu mesafe keşif ile kesin olarak tespit edilmelidir. Binaların birbirine yapışık ve iç içe olduğu hâllerde mesafe, olağan ulaşım( yaya olarak veya araç ile gerçekleşen ulaşım) esas alınarak hesaplanmalıdır.
- TCK m.191/10’da cezayı artırıcı sebep olarak görülen, maddenin bina ve tesislerin suç tarihi itibarıyla tıbbi, eğitsel, askerî veya toplumsal hizmete özgülenen yerlerde kullanılması, ancak bu alanların faaliyetine devam etmesi hâlinde geçerlidir. Bu husus araştırılmadan nitelikli hâl uygulanması bozma sebebidir.
- Ayrıca suçun işlendiği yerin, TCK m.191/10’da öngörülen yerlerden olduğunun mutlaka fail tarafından biliniyor olması gerekmektedir. Failin suçun işlendiği yerin nitelikli hâl oluşturan yerlerden olduğunu bilmediği durumda nitelikli hâl uygulanmamalıdır.
Uyuşturucu Kişisel Kullanım Miktarı
Uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım miktarı ne kadardır sorusu, uygulamada en çok merak edilen konular arasındadır. Zira kişinin üzerinde veya hâkimiyet alanında bulunan uyuşturucu madde miktarı; fiilin TCK 191 kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu mu, yoksa TCK 188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçu mu oluşturduğunun belirlenmesinde ayırt edici nitelik taşımaktadır.
Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar; kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin türü, niteliği ve kalitesine göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle yalnızca ele geçirilen maddenin miktarına bakılarak suçun niteliği belirlenemez; değerlendirmede failin kastı ve olayın tüm koşulları birlikte göz önünde bulundurulur.
Yargıtay uygulamasına göre; esrar kullananların her defasında yaklaşık 1–1,5 gram olmak üzere günde üç kez kullanım esas alınarak, birkaç aylık ihtiyacı karşılayacak miktarda esrarın yanında veya ulaşabileceği bir yerde bulundurulması kişisel kullanım kapsamında değerlendirilebilmektedir. Ticaret kastına ilişkin başka bir delil bulunmaması hâlinde, yaklaşık 1 kilograma kadar esrar bulundurulması da kişisel kullanım sınırları içinde kabul edilebilmektedir.
Hint keneviri bakımından ticaret kastını gösteren başka bir delil yoksa 20 köke kadar dikili kenevir bitkisi; eroin ve kokain için 20 grama kadar, sentetik haplar yönünden etken maddesine göre 50 adede kadar miktarlar kişisel kullanım kapsamında değerlendirilebilmektedir. Metamfetamin yönünden ise bir kullanımlık miktarın yaklaşık 0,05 gram olduğu kabul edilmektedir.
Kişisel kullanım miktarının hangi süreyi kapsayacağı konusunda ise Yargıtay uygulaması zaman içinde değişmiştir. Önceki kararlarda “bir yıllık kullanım miktarı” esas alınırken, güncel içtihatlarda somut olayın özelliklerine göre sanık tarafından makul bir zaman diliminde kullanılabilecek miktarın esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Uyuşturucu Madde Kullanma Davası Hangi Mahkemede Görülür?
Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçu nedeniyle açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Uyuşturucu madde içiciliği suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
Hakkınızda bir savcılık soruşturması başlatılmış veya ceza davası açılmış olması hâlinde, sürecin hak kaybına yol açmaması adına bir ceza avukatından ücret karşılığında hukuki savunma desteği alınması önemle tavsiye edilir.
Uyuşturucu Madde Kullanımı Suçunda Etkin Pişmanlık
Etkin pişmanlık; suçun işlenmiş olmasına rağmen failin belirli şartları yerine getirmesi hâlinde cezasızlık veya cezada indirim öngören bir ceza hukuku kurumudur. Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık hükümleri, TCK m.192’de düzenlenmiştir.
TCK madde 192 (Kanun Metni)
- Failin başvurusu, kural olarak soruşturma başlamadan önce yapılmalı ve verilen bilgiler failin kendi fiiline ilişkin olmalıdır.
- Verilen bilgi; temin zincirinin tespiti, faillerin yakalanması veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştıracak nitelikte olmalıdır.
- Aramayla zaten kolayca bulunabilecek maddeyi aramadan önce teslim etmek, tek başına etkin pişmanlık için yeterli kabul edilmeyebilir.
- Tedavi talebi yönünden, soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurulması gerekir.
- Etkin pişmanlık en geç ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar ileri sürülebilir.
Uyuşturucu Suçlarında Denetimli Serbestlik
Denetimli serbestlik, normalde yalnızca mahkeme hükmüyle birlikte verilebilir. Ancak TCK madde 191 kapsamında düzenlenen uyuşturucu madde kullanma suçu bu durumun bir istisnasını oluşturmaktadır. Buna göre, uyuşturucu madde kullanmak ve kullanma amacıyla bulundurmak ya da satın alma suçlarında denetimli serbestlik tedbiri, mahkeme kararı olmaksızın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından da verilebilir.
- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesiyle birlikte, şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu zorunludur.
- Denetim süresi, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir.
- Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Fail hakkında tedavi tedbirine başvurulması zorunlu olmayıp, esas olanın tedaviden önce başka denetimli serbestlik tedbirlerine başvurulmasıdır.
- Bu kapsamda fail hakkında, tedavi tedbirinden başka bir denetimli serbestlik tedbiriyle birlikte tedavi tedbirine de başvurulması mümkündür. Cumhuriyet savcısı veya hâkim tedavi tedbirinin gerekli olduğuna karar vermişse, bu aşamada failin tedavi isteyip istemediği önem arz etmez.
- Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa ilgili kuruma sevkine karar verir.
Uyuşturucu içiciliği suçu için denetimli serbestlikte 5 yıl süreyle uyuşturucu
kullanılmazsa ne olur?
Türk Ceza Kanunu’nun 191/7 maddesine göre, kişi hakkında dava açılmaz.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçu bakımından, kişinin denetimli
serbestlikte uyuşturucuyu tekrar kullanması durumunda ne olur?
Bu durum yeni bir suç olarak değerlendirilmez; kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararının ihlali sayılır ve erteleme kararı kaldırılarak kişi hakkında
kamu davası açılır. Ancak denetimli serbestlik süresi içinde ikinci kez uyuşturucu madde kullanılması,
yeni bir suç işleme olarak kabul edilmediğinden, bu fiil nedeniyle ayrıca bir
soruşturma veya kovuşturma yapılamaz.
Adli Para Cezası ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
TCK m.191/8 hükmüne göre; TCK m.188’de tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile TCK m.190 hükmünde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilir.
- Bu halde HAGB kararı verilirken, CMK’daki HAGB şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaz. Bu yönüyle TCK m.191/8 kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı CMK bakımından istisnai bir düzenleme teşkil etmektedir. Yani, TCK m.188 veya TCK m.190’da düzenlenen suçlardan birisinden yargılama yapıldığı esnada suç vasfı değişerek suçun TCK m.191’de düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşılırsa, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunludur ve hâkimin bu konuda takdir yetkisi yoktur.
- Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra denetim süresi zarfında denetimli serbestlik ve/veya tedavi tedbiri uygulanacaktır. Ayrıca sanığın denetim süresi içerisinde denetimli serbestlik ve/veya tedavi tedbirinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi veya TCK m.191/1’de düzenlenen suçu işlemesi halinde açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanır ve yeniden TCK m.191’de düzenlenen suçu işlemesi halinde hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyecektir.
- Öte yandan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra sanığın denetim süresi zarfında TCK m.191/1’de düzenlenen suçtan başka bir suçu kasten işlemesi halinde açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmayacaktır.
- Son olarak belirtmek gerekir ki mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermeden önce sanık hakkında TCK m.191/1’de düzenlenen suçtan dolayı daha önce soruşturma veya kovuşturma yapılıp yapılmadığını araştıracak, yapılmış ise suçun daha önceki soruşturma veya kovuşturma dosyası kapsamında verilen erteleme süresi içerisinde işlendiği tespit edilirse TCK m.191/5 hükmü uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın düşmesine ve erteleme kararının verildiği ilgili dosyaya bildirilmesine karar verecektir.
Peki uyuşturucu kullanma veya bulundurma suçu dolayısıyla verilen ceza adli para cezasına çevrilir mi?
Hayır, uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçundan dolayı verilen ceza, adli para cezasına çevrilmez.
İlgili Kanunlar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun
- 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun
- 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu
HUKUKİ UYARI
www.mesudebusrakucuk.av.tr resmi kaynak değildir. Paylaşılan tüm veriler bilgi amaçlı olup, olası yanlışlıklardan kaynaklı sorumluluk kabul edilmez. Kullanıcılar sunulan bilgileri ve emsal Yüksek Mahkeme kararlarını resmi kaynaklardan teyit etmelidir.




Uyuşturucu degil başka bir dosyadan hagb kararı var kanımda uyuşturucu çıktı diğer dosyanın hagb kararını etkiler mi kararın bitmesine 1.5 sene var daha 5
Detaylı değerlendirmek gerekir.
merhabalar kolay gelsen ben 4 sene önce içicilikten yakalandım denetim ve 5 yıl kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildi şimdi 4 yıl sonra tekrar içiciliktem yakalandım akıbeti ne olur nasıl bir yol izlemem gerekir ?
teşekkür ederim.