UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ SAVUNMA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

                ……. 2019, İstanbul

T.C. … ÇOCUK AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO  : ……. Esas

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : XX 

Adres……………….

MÜDAFİ           : Av. Mesude Büşra KÜÇÜK ( İstanbul Barosu)
İncirli Cd. Akbulut İş Merkezi No.10 Kat.2/97 Bakırköy/İstanbul

ŞİKAYETÇİ           : K.H.

KONU             : T.C.. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde … Esas dosya numarası ile SSÇ XX hakkında devam eden yargılamanın esasına ilişkin yaptığımız savunmamızın arzından ibarettir.

AÇIKLAMALAR/ MADDİ OLAYLAR/ HUKUKİ SEBEPLER

1. 2003 yılı doğumlu 15 yaşındaki SSÇ XX olay tarihinde, ………… adresinde hep beraber ikamet ettikleri ağabeyleriyle tartışma yaşamış, akabinde yaşının da vermiş olduğu ergenlik ve asîlikle derhal evi terk etmiştir.

Beş parasız ve tek başına sokakta kalan SSÇ XX, yaşları yakın olmakla beraber aynı zamanda aynı köyden de olan YY isimli şahısı aramış ve ağabeyleriyle yaşadığı tartışma sonucu evden ayrıldığını, şu an beş parasız sokakta kaldığını söylemiştir.

Bunun üzerine SSÇ YY, kendisinin Merkez Mahallesi tramvay yakınlarında olduğunu beyan ederek, XX’in de söz konusu adrese gelebileceğini söylemiştir. SSÇ XX, kendisine YY tarafından verilen adrese gittiğinde orada YY, ismini sonradan olay sebebiyle öğrendiği ZZ isimli şahısla bir şeyler konuştuğunu görmüştür.

İKİLİNİN YANLARINA GİDEN SSÇ XX, SSÇ YY TARAFINDAN ” BİR ŞEYLERE İHTİYACIN VARDIR, AL BU PARAYI SİGARA VS ALIRSIN, BEN DE GELİYORUM ŞİMDİ” DEMEK SURETİYLE 50,00-TL VERİLEREK OLAY YERİNDEN UZAKLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILDIĞI ESNADA, KOLLUK KUVVETİNİN SÖZDE BASKINIYLA KARŞILAŞMIŞTIR.

SSÇ MÜVEKKİL XX HUKUKA AYKIRI ŞEKİLDE ARANMIŞTIR.
***     Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin 04.04.2016 tarihli, 2016/47 E. ve 2016/1853 K. sayılı kararına göre;

  “2559 sayılı PVSK’nın 9. maddesine göre ‘ÖNLEME ARAMASI’, suç işlenmesinin veya bir tehlikenin önlenmesi için yapılan aramadır. Önleme aramasının muhatapları suç şüphesi altında olmayan kişilerdir.

– CMK’nın 116 ve 119. maddelerine göre ‘ADLİ ARAMA’ ise, şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır. Somut bir suçun işlendiği şüphesi varsa, önleme araması değil ancak adli arama yapılabilir.

Oluş ve dosya kapsamına göre, açık kimlik bilgileri bilinmeyen ve uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair istihbari bilgi bulunan sanık hakkında, HERHANGİ BİR ADLİ VEYA ÖNLEME ARAMA KARARI VEYA ARAMA EMRİ ALINIP ALINMADIĞI ARAŞTIRILARAK, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin düşünülmeden EKSİK ARAŞTIRMA İLE HÜKÜM KURULMASI … bozmayı gerektirmiştir.”

***      Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/610, 2014/512, 2013/841, 2014/513 ve 2014/166-514 Sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; 

“… adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından, ikrar bulunsa bile Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.”

Ceza Muhakemesi Kanunu ve Yargıtay yerleşik içtihatlarında da yer aldığı üzere kaide nettir; uygulamada da kanunlarda olmayan kısıtlama yöntemleri ile kişi hak ve hürriyetleri daraltılamaz. Kişi hak ve hürriyetlerine yönelik kısıtlamalar gerekli olmanın yanında vicdanilik de taşıyabilirler ki, bu gerekçe de kısıtlamalara meşruiyet kazandıramaz. 

Uygulamada her ne kadar kolluk kuvvetleri, kendilerince en ufak bir suç şüphesi olduğunda adli arama, yakalama hatta göz altına alma konularında kendilerinde yetki görseler de, kanunun bu işlemlerin yapılabilmesi hususunda Cumhuriyet Savcısı/Hakimlik kararı olması gerektiğini vurgulamasını fazla şekilci ve kanunların lafzına katı bağlılık olarak yorumlasalar da unutulmamalıdır ki; kişi hak ve hürriyetlerine yönelik kısıtlamalarda “KANUNİLİK” ve “ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK” ilkelerinden taviz verilemez.

Somut olayda kolluğun elinde herhangi bir adli arama kararı yokken; olay günü SSÇ XX kolluk kuvvetleri tarafından “ELLER CEBE SOKUMAK SURETİYLE” aranmıştır. Bu arama adli arama olup, hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı takdirde kolluk amirinin yazılı emri olmadan gerçekleştirildiği için AÇIKÇA HUKUKA AYKIRI olmakla beraber bu aramadan elde edilen tüm deliller de hukuka aykırıdır. 

CMK’nin 217/2 maddesinde; “Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir” denilerek; delillerin hukuka uygun olma zorunluluğun vurgulanmıştır.

5271 sayılı CMK’nin 206. maddesinin (2) fıkrasının [a] bendinde; “delilin, kanuna aykırı olarak elde edilmesi halinde reddedileceği “ ifade edilmektedir.

Anayasanın 38/6 maddesinde; “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez”  denilmektedir.

CMK’nin “ifade alma ve sorguda yasak usuller” başlığını taşıyan 148. maddesinin (3) fıkrasında da ; “Yasak usullerle elde edilen delillerin ne suretle olursa olsun değerlendirmeye alınmayacağı “ açıkça kesin hükme bağlanmıştır.

NİTEKİM MÜVEKKİLİMİN DE ÜZERİNDEN HERHANGİ BİR SUÇ UNSURU (UYUŞTURUCU veya UYARICI MADDE VS) ÇIKMAMIŞTIR. Sadece 50,00-TL tutarında bir para çıkmış olup, takdir edersiniz ki bu da müvekkilin suçu işlediğine dair kuvvetli bir şüphe oluşturmayacaktır. Zira Şüphe oluştursa dahi müvekkil SSÇ üzerinden çıkan bu 50,00-TL soruşturma ve kovuşturma aşamasında delil olarak tutukluluk kararına yahut hükme esas alınamayacaktır.
SSÇ MÜVEKKİL XX HAKKINDA YAPILAN YAKALAMA İŞLEMİ HUKUKA AYKIRIDIR.

Hukuka aykırı şekilde elde edilen delile dayanarak yakalama işlemi yapılamaz. Somut olayda yukarıda atıf yapıldığı üzere müvekkilin üzeri hukuka aykırı şekilde aranmış olup, aramada ele geçirilen ve suç unsuru kabul edilen 50,00-TL hasebiyle müvekkil SSÇ’ye yakalama yapılmıştır.

Hukuktaki “Zehirli ağacın meyvesi zehirli olur” teoremi dolayısıyla bu yakalama hukuka aykırıdır.

Nitekim kolluk tarafından hukuka aykırı adli arama yapılmasaydı, yakalamaya gerekçe gösterilen söz konusu o 50,00-TL, müvekkil SSÇ’nin cebinde olduğu için kolluk tarafından görülmeyecekti ve kolluk da kendince bir yakalama sebebi bulamayacaktı.

SSÇ MÜVEKKİL XX GÖZALTINA ALINMA BİÇİMİ HUKUKA AYKIRIDIR.

Müvekkil XX; 2003 doğumlu olup an itibariyle 15  yaşındadır, yani bir çocuk, üstelik suça sürüklenmiş bir çocuk olarak, aynı zamanda da korunmaya muhtaç bir çocuktur.

Ceza hukuku sistemimizde 18 yaşını doldurmamış suç şüphesi altındaki kişilere neden Sanık denmez de Suça Sürüklenmiş Çocuk denir?, Suça Sürüklenmiş Çocukları koruyan neden ayrı bir kanun vardır ? 

Bunların hepsi bir tarafa bırakılarak kolluğun keyfi biçimde SSÇ olan müvekkilimi TERS KELEPÇE ile ilgili polis merkezine nakletmesi açıkça 5395 SAYILI ÇOCUK KORUMA KANUNU’NUN 18. Maddesine aykırıdır. 

Adı geçen maddede “çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletlerin takılamayacağı” açıkça belirtilmektedir. Tehlikeli durumlar halinde ise kolluk gerekli tedbiri kolluk sayısını arttırarak almalıdır; kelepçe ile, hele de ters kelepçe ile değil. 

Nakil ile görevli, aynı zamanda hukuka aykırı aramayı ve yakalamayı yapan kolluk görevlileri, müvekkilim SSÇ’yi polis merkezine nakil sırasında darp etmişlerdir. Müdafi olarak müvekkilim SSÇ ile görüşme sağlamak için karakola gittiğimde SSÇ XX kan revan içindeydi, bunu ben de gözlemledim. 

(Ters kelepçenin müvekkil SSÇ XX’in el bileklerinde bıraktığı izler ve darba bağlı SSÇ’nin vücudundaki ve kıyafetindeki kan izleri de, SSÇ’nin yazılı onamını alarak tarafımca görüntü alınarak belgelenmiştir. Zira bu husus …. 2019 tarihli …. Çocuk Büro Amirliğince hazırlanan Kimlik Tespit Tutanağında tarafımca şerh düşülerek imza altına alınmasıyla da resmi kayıtlara geçirilmiştir.)

Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin biçim ve yöntem, herkesi ve dahi yargı mensuplarını bağlayan Anayasa m.13’de net bir şekilde gösterilmiştir. Bundan ötesini yapmak, olmayan kısıtlamayı uygulamak ne kolluk mensubunun görevi ne de yargı mensubunun görevi değildir.

Yargı mensubunun varlık sebebi; elbette düzeni, kişi hak ve hürriyetleri saldırıya uğrayanları saldırana ve saldırmışa karşı korumaya, fakat bir o kadar da suçlananın hak ve hürriyetlerinin müdafaa etmeye dayanır.

SSÇ MÜVEKKİL XX MARUZ BIRAKILDIĞI  TEŞHİS İŞLEMİ HUKUKA AYKIRIDIR.

…. Çocuk Büro Amirliğinde, somut olayda adı geçen ZZ isimli şahıstan, söz konusu suç ile ilgili; içlerinde müvekkilim XX de bulunduğu bir takım şahsın içinden teşhis yapması istenmiştir. Bunun üzerine ZZ, diğer SSÇ YYden kubar maddesi satın aldığını, bunun karşılığında 50,00-TL parayı XX’e verdiğini beyan ederek, teşhis işlemi yapmıştır. 

Öncelikle bahsi geçen bu teşhis işlemi hukuka aykırıdır.  5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu madde 15’de açıkça ” Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından bizzat yapılır.” demek suretiyle;

.. bir soruşturma işlemi olan Teşhis işleminde de Cumhuriyet Savcısının ve hukukta silahların eşitliği gereğince Cumhuriyet Savcısı ile kolluk karsısında; SSÇ ile birlikte bulunması gereken müdafi teşhis işlemine katılmamıştır. Bu sebeple bu teşhis işlemi hukuka aykırı olmakla, tutuklanmaya ve sonrasındaki kovuşturma aşamasında yapılan yargılamaya esas alınamayacaktır.

Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delillerin hükme esas alınması mümkün değildir. Dolayısıyla hukuka aykırı delil dışında SSÇ XX’in mahkumiyetine yetecek ölçüde delil bulunmaması durumunda sanık hakkında mahkumiyet hükmü de verilemez.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda arz ve izah ettiğim tüm bu sebepler dahilinde;

  • SSÇ   XX’in bi hakkın TAHLİYESİNE,
  • Hakkaniyete uygun bir karar verilmesi ile yaşamak ve görmek istediğimiz, gerçek adaletin sağlanması adına olayın tüm yönleriyle araştırılması ile SSÇ XX BERAATİNE,
  • Yapılan tüm yargılama giderlerinin ise Kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla vekalet en arz ve talep ederim.

SAVUNMASINI SUNAN SSÇ XX

MÜDAFİİ AV. Mesude Büşra KÜÇÜK 

İstanbul ili sınırları içinde avukatlık hizmeti sunan Ceza Avukatı Mesude Büşra KÜÇÜK’e buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir