CMK madde 218 – Ceza Davasında Gerçek Yaş Tespiti

CMK madde 218 gereğince, ceza mahkemesi tarafından gerçek yaş tespiti yapılması, özellikle çocuk sanık veya mağdur söz konusu olduğunda kritik bir öneme sahiptir. Türkiye’de özellikle kırsal bölgelerde doğan çocukların zamanında nüfusa kaydedilmemesi nedeniyle, kişinin gerçek yaşı ile nüfus kayıtlarındaki yaş arasında farklılıklar görülebilmektedir. Bu durumun giderilmesi için doğum tarihinin düzeltilmesi ve gerçek yaşın tespiti gündeme gelir.

Bir kişinin yaşının doğru belirlenmesi, Reşit sayılma, Cezai sorumluluk, Medeni hakları kullanabilme,
gibi çok önemli hukuki sonuçlar doğurur. Özellikle ceza yargılamasında yaş tespiti sadece teknik bir ayrıntı değil, davanın sonucunu doğrudan etkileyen hayati bir unsurdur. Bu sebeple sanık, yaşının hatalı tespit edildiğini düşünüyorsa mahkemeden resmi kayıtların araştırılmasını ve yeniden inceleme yapılmasını talep edebilir.

CMK Madde 218Ceza Mahkemelerinin Ek Yetkisi

“(1) Yüklenen suçun ispatı, ceza mahkemelerinden başka bir mahkemenin görev alanına giren bir sorunun çözümüne bağlı ise; ceza mahkemesi bu sorunla ilgili olarak da bu Kanun hükümlerine göre karar verebilir. Ancak, bu sorunla ilgili olarak görevli mahkemede dava açılması veya açılmış davanın sonuçlanması ile ilgili olarak bekletici sorun kararı verebilir.

(2) Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde; mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir.

Ceza Mahkemelerinde Yaş Düzeltme Yapılabilir Mi? Gerekli Şartlar:

CMK’nun 218. maddesi gereği, özellikle sanık veya mağdurun yaşının belirlenmesi gibi ceza hükümlerini doğrudan etkileyen durumlarda, ceza mahkemesi ilgili mevzuata göre bizzat karar verebilir. Ceza mahkemesinin kişi hakkında gerçek yaş tespiti ya da yaş düzeltme yapabilmesi için aşağıdaki şartlar gereklidir:

  1. Yaş tespiti yapılacak kişi, dosyayla ilgili mağdur veya sanık olmalıdır.
  2. Yaş tespitini yapmaya yetkili mahkeme, kovuşturmanın yürütüldüğü ceza mahkemesi olmalıdır.
  3. Yaş tespiti, iddianamenin kabulü ile başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar olan süreçte yapılabilir.
  4. Aynı kişi hakkında hem hukuk mahkemelerinde hem ceza mahkemelerinde yaş düzeltilmesine dair iki ayrı dava varsa, ceza mahkemesi yetkilidir.
  5. CMK madde 218 uyarınca, ceza yargılaması bakımından sanık veya mağdurun gerçek yaşlarının tespit edilmesi gerekiyorsa, yaş tespitine ilişkin karar, nüfus müdürü veya nüfus temsilcisi çağrılarak, kovuşturmayı yürüten Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilir.

CMK 218’e Göre Gerçek Yaş Tespiti – Ceza Davalarında Sonucu Değiştiren Faktör

Yaş tespiti ceza yargılamasında hayati bir öneme sahiptir.

  • Eğer mağdursanız, sanığın yaşı büyütüldüğünde çok daha yüksek cezalar almasını sağlayabilir.
  • Eğer sanıksanız, yaş küçüklüğünüzün tespiti halinde cezanızın yarı yarıya hatta daha da fazla düşmesi mümkündür.

Dolayısıyla, yaş tespiti süreci dosyanın seyrini kökten değiştirebilir. Bir ceza avukatının;

  • dosyada yaş analizi yapması,
  • gerekli adli tıp raporlarını talep etmesi,
  • mahkeme önünde doğru itirazları ve talepleri sunması

davayı bir anda tamamen farklı bir boyuta taşıyabilir. Bu nedenle ceza davası için profesyonel bir avukat ile hareket etmek yalnızca tavsiye değil, çoğu zaman kader belirleyici bir zorunluluktur.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Ceza mahkemesi hangi durumlarda kemik testi ya da gerçek yaş tespiti ister?

Ceza yargılaması sırasında sanığın yaşı cezanın türünü veya miktarını etkiliyorsa (örneğin çocuk suçluluğu, çocuk mağduriyetine bağlı durumlarda), mahkeme yaş tespitini yapmakla yükümlüdür

Daha önce hukuk mahkemesinden yaş tashihi kararı çıktı; ceza mahkemesi buna bağlı mı?

Hayır. Hukuk mahkemesinin kararı ceza mahkemesi açısından kesin hüküm oluşturmaz; ceza mahkemesi gerçeği bizzat araştırarak karar verir .

Ceza mahkemesi yaş tespiti yapmasına rağmen hukuk mahkemesinde yeniden yaş tashihi istenebilir mi?

Hayır. CMK 218 uyarınca ceza mahkemesinde verilen yaş kararı, aynı konuda hukuk mahkemesinde yeni bir dava açılmasını engeller.

CMK madde 218 gereği hangi delillerle yaş tespiti yapılabilir?

CMK madde 218’e göre mağdur veya sanığın yaş tespiti Nüfus Kanunu hükümlerine göre yapılır. Adli tıp raporu, kemik grafisi veya sağlık kurulu raporu gibi bilimsel yöntemler kullanılır; sadece tanık beyanına dayandırılamaz. Mahkeme, kişinin vücut yapısını gözlemleyip bilirkişi raporları ve diğer delilleri değerlendirerek gerçek yaşını belirler.

Gerçek yaşın belirlenmesine ilişkin davalarda, ağır ceza veya asliye ceza mahkemesi, nüfus müdürlüğünü davaya çağırır ve müdahil olmasını sağlar; nüfus müdürlüğünün temyiz hakkı da vardır.

Doğum tutanağı ile kemik yaşı raporu arasında çelişki olursa hangi delil esas alınır?

Genel olarak doğum tutanağı önceliklidir. Kişi resmi veya özel bir sağlık kuruluşunda doğmuş ve nüfusa kaydedilmişse bu kayıt esas alınır. Ancak ceza mahkemesinde görülmekte olan çocuklara yönelik cinsel saldırı ve taciz suçlarında yapılan yargılamalarda sıklıkla mağdurun görüntüsünün kimlik yaşından büyük olduğu ve bu nedenle bu hususun mahkeme tarafından aldırılacak adli raporlarla birlikte tespiti istenmektedir.

Bu durumlarda, doğum tutanağı bulunsa dahi, adli rapor ve kemik yaşı tespiti dikkate alınarak, yalnızca devam eden ceza davasına esas olacak şekilde yaş belirlemesi yapılır.

Ceza davasında sanığın veya mağdurun gerçek yaşının belirlenmesinde sürecinde ceza avukatı rolü nedir?

Ceza yargılamasında yaş tespiti, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle sürecin doğru şekilde yürütülmesi büyük önem taşır. Uygulamada yaş tespiti bazen Asliye Hukuk Mahkemesi, bazen ise Ceza Mahkemesi tarafından yapılır. Hangi mahkemenin görevli olduğunu doğru belirlemek, gereksiz zaman kaybını önler.

Ayrıca, kimi durumlarda sanık veya mağdurun ölen bir kardeşine ait kimliği kullandığı görülmektedir. Bu gibi hallerde yaş tespiti tamamen farklı yollarla yapılmaktadır. Unutmamak gerekir ki, doğru yaş tespiti sanığın yaşının küçük çıkması halinde cezayı önemli ölçüde azaltabildiği gibi mağdurun yaşının 18’in altında olduğunun belirlenmesi halinde ise sanığın cezasını ciddi ölçüde artırabilir.

Cumhuriyet Savcısı da sanık veya mağdurun gerçek yaşının tespitini isteyebilir mi?

Evet, isteyebilir. Ancak bu talep CMK madde 218 kapsamında değildir. Cumhuriyet savcısı, yürüttüğü soruşturma kapsamında mağdurun veya sanığın gerçek yaşının tespitini talep edebilir; özellikle cinsel saldırı gibi suçlarda, yaş tespiti suçun nitelendirilmesi ve ceza miktarının belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Ayrıca, Hukuk mahkemesinde açılan bu dava kamu düzenini ilgilendirdiğinden, savcının bu davadan feragat etmesi veya tahkim yoluna başvurması mümkün değildir; çünkü bu dava artık tarafların arzularına göre değil, kamu yararına yürütülür.

CMK 218 Emsal Yargıtay Kararları

Aynı kişi hakkında hukuk ve ceza mahkemelerinde yaş düzeltimine dair iki ayrı dava olması halinde, ceza mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmelidir.

“Dava dilekçesinde, davacının 09.03.1990 olan doğum tarihinin 13.02.1991 olarak düzeltilmesi istenmiş; mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı … tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 36.maddesi kapsamında nüfus kayıtlarındaki doğum tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/369 esas sayılı dosyası üzerinden yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan davacının sanık sıfatıyla yargılandığı ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 06.12.2011 tarihli bozma ilamı ile ilk derece mahkemesi kararı sanığın doğum tarihi ile ilgili bozulduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre, aynı kişi hakkında hukuk ve ceza mahkemelerinde yaş düzeltimine dair iki ayrı dava olması halinde, ceza mahkemesinin görevli olduğu ve görevin dava şartlarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiğinden; Asliye Hukuk Mahkemesince doğum tarihinin düzeltilmesi ile ilgili davaya … 3. Ağır Ceza Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi yerine, görev hususu gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2017/15946 E.,  2018/12462 K., 10.05.2018 T.

Düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36.maddesinin 1/a bendinde yer alan şartların gerçekleşmesi gerekir.

“Dava, yaşı hakkında tereddüt hasıl olan tutuklu şüphelinin doğum tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; yaşının düzeltilmesi istenen İdris’in, işlediği iddia edilen suçtan dolayı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/980 sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğü ve tutuklu olduğu, şüphelinin yaşının düzeltilmesi için ceza evinden savcılığa yazdığı dilekçe üzerine eldeki davanamenin düzenlenerek İdris’in doğum tarihinin düzeltilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

1-5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 218.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespiti ile ilgili bir sorunla karşılaşılması durumunda mahkemenin ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü vermesi gerekir. Buna göre, aynı kişi hakkında hukuk ve ceza mahkemelerinde yaş düzeltimine dair iki ayrı dava olması halinde ceza mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.

Ayrıca 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-a’ya göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresindeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için kanunda öngörülen şartların bulunması gerekmektedir.

Somut olay yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde, görev dava şartlarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiğinden; öncelikle doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen …’ın mağdur, sanık veya suça sürüklenen çocuk olarak taraf olduğu ceza dosyaları veya onaylı örnekleri getirtilerek görev hususunun değerlendirilmesi, hakkında ceza dosyası olmaması halinde ise Cumhuriyet savcısının eldeki davayı açma yönünden aktif husumet ehliyeti olup olmadığının üzerinde durulması gerektiğinin düşünülmemesi,

2-Kabule göre de; Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre doktor raporları, tanık anlatımları ve diğer belgeleri birlikte değerlendirerek öteki kayıtlarla çelişki yaratmayacak şekilde karar vermek durumundadır.

Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen İdris ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 12.09.1997 doğumlu … arasında düzeltilen doğum tarihine göre yüzseksen günden az bir zaman farkı bulunmaktadır. Düzeltilen doğum tarihi ile daha önce kütüğe geçirilmiş ana ve baba bir kardeşlerden birinin doğum tarihi arasında yüzseksen günden daha az bir zaman olamayacağı (NHKUY.m. 33/1-a) gibi, bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı ve İdris’in doğum tarihinin talep gibi düzeltilmesine kayden engel bulunduğunun dikkate alınmaması, doğru görülmemiştir.” Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/8071 E.,  2018/13525 K., 31.05.2018 T.

Ceza mahkemesinin yaş düzeltme davasına bakabilmesi için dosyanın soruşturma evresinin tamamlanmış olması gerekmektedir.

“Dava, …’ın nüfus kütüğünde yazılı 25.06.1997 olan doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak kaydıyla 1995 olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.

Geri çevirme kararı üzerine dosya içine getirtilen bilgi ve belgelerden, yaşının düzeltilmesi istenilen …’ın Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/163 esas sayılı davanın mağduru olduğu ve yargılamada son soruşturmanın henüz devam ettiği anlaşılmaktadır.

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Yasasının 218. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kovuşturma evresinde mağdur ya da sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespiti ile ilgili bir sorunla karşılaşılması durumunda mahkemenin ilgili yasada belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü vermesi gerekir. Bu durumda mahkemece, doğum tarihinin düzeltilmesi ile ilgili davaya Bergama Ağır Ceza Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.” Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2012/7458 E., 2012/10139 K. 25.09.2012 T.


Yaş veya doğum tarihi düzeltilmesi talebi, ilgili kişinin ceza davasına katılımı nedeniyle ceza mahkemesinde görülmeli; mahkemenin görevsizlik verip davayı yetkili ceza mahkemesine göndermesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması doğru değildir.

“Göle Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.11.2012 gün ve 2012/….sayılı davanamesi ile S.. Ç..’in 2002 olan doğum yılının 1998 olarak düzeltilmesi, Sevcan’ın S.. Ç.. adı ile yazılan mükerrer kaydının iptali ve S.. Ç.. (A..) in mevcut evliliğinin yok hükmünde olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece evliliğin butlanı istemine dair dava tefrik edilmiş, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içerisinde mevcut ve Uyaptan edinilen bilgilere göre, doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen S.. Ç..’in katılan olduğu Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/39 Esasında kayıtlı davada yargılamanın halen sürdüğü anlaşılmaktadır.

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Yasasının 218. maddesinin 2. fıkrasında; kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde mahkemenin ilgili yasada belirlenen usule göre bu sorunu çözerek kararını vereceği hükme bağlandığından, mahkemece davanın Ardahan Ağır Ceza Mahkeme’sinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Yargıtay 18. Hukuk Dairesi,2014/1018 E.,  2014/5648 K. 27.03.2014 T.

Kişinin yaşının ceza mahkemesinde tespit edilebilmesi için öncelikle CMK 218’de öngörülen şartların olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmalıdır; şartlar gerçekleşmiyorsa, yaş tespiti hukuk mahkemeleri tarafından yapılır.

“Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/…. sayılı davanamesi ile davalılar Şanlıurfa Nüfus Müdürlüğü ve … aleyhine açılan yaş düzeltmesi davasında, …’in alınan sağlık kurulu raporu sonucunda 17-18 yaş görünümünde olduğunun tespit edildiği belirtilerek yaşının düzeltilmesine karar verilmesinin talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 218. maddesinin ikinci fıkrasında, “Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde; mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir ” hükmü yer almaktadır.

Davanın açıldığı tarihte, doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen küçüğün yaş itibariyle kovuşturma yapılamadığına ve son tahkikat açılamadığına göre CMK gereğince suça sürüklenen çocuğun yaş tashihinin ceza mahkemesince yapılamayacağı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, suça sürüklenen çocuğun yaşı itibari ile kovuşturma yapılamadığına ve son tahkikat açılamadığına göre davaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ceza mahkemesinde yaş tashihi davası açılacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, gününde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, 2011/10741 E.  ,  2012/2286 K. 06.03.2012 T.

Resmî kurumda doğmamış bir mağdurun yaş tespiti davasında, mağdurun yaşının belirlenmesine esas olacak kemik grafileri çektirilmeli, içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu hastane sağlık kurulundan rapor alınmalı ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorularak, gerçek yaş bilimsel şekilde saptandıktan sonra karar verilmelidir.

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından (2 kez) sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından (2 kez) mahkûmiyetine dair …………….. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.01.2012 gün ve 2009/……….. Esas, 2012/16 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Sanığın 11.01.2010 tarihli dilekçesinde, mağdurenin bir yaş küçük yazıldığını ve kemik yaşının tespitini istediğini belirterek, nüfus kaydına göre suç tarihinde 17 yaş 9 ay 3 günlük olan ve doğum tarihinden yaklaşık 4 yıl sonra nüfusa tescil edildiği anlaşılan mağdurenin yaşına itiraz etmesi, mağdurenin doğum tutanağında “evlilik öncesi beraberliğimizden olmuştur.

Annesi” şeklinde bir ibareye yer verilmesi ve resmî bir kurumda doğmadığının anlaşılması karşısında, suçun oluşumuna ve vasfının tayinine etkisi bakımından mağdurenin yaş tesbitine esas olacak kemik grafileri çektirilmek suretiyle içerisinde radyoloji uzmanının da bulunacağı hastane sağlık kurulundan rapor alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,

…Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay (Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/7298 E., 2012/7616 K. 03.07.2012

Ceza mahkemesinin yaş düzeltme yetkisi, yalnızca ceza sorumluluğunu etkileyen durumlarla sınırlıdır; sanığın beraatine karar verilecekse veya yaş düzeltmesi ceza üzerinde etkili olmayacaksa, yaş düzeltme yapılmaz ve önceki ara kararın zorunluluğu ortadan kalkar.

“… Kabul ve uygulamaya göre; nihai kararda delil yetersizliğinden beraatine karar verilen sanık Ömer hakkında; ara kararı ile verilen yaş düzeltme kararının hukuki dayanağı ve zorunluluğu kalmayacağı cihetle hükümde de bu hususun ilam haline dönüştürülerek yaşının düzeltilmesine karar verilmesi,…usul ve yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulüyle…” Yargıtay 1. CD. , 2002/2345 E., 2002/4149 K., 14. 11. 2002 T.

Mahkeme, mağdurenin yaşını bilirkişi raporuna dayanarak ceza yargılaması kapsamında tespit edebilir ve bu tespitin yalnızca yargılama süreci için geçerli olduğunu, nüfus kayıtlarına işlenmeyeceğini karara bağlayabilir.

“…Somut olayda mağdurenin gerçek yaşı Adli Tıp Kurumu raporu ile saptanmış bulunmaktadır. Ancak, Nüfus Hizmetleri Yasasının Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 33/1-a maddesi uyarınca, kardeşlerin doğum tarihleri arasında en az 180 gün süre bulunması gerekmektedir. Bu durumda mağdurenin yaşının düzeltilebilmesi için, öncelikle kayden engel teşkil eden mağdurenin kardeşi Kader’in yaşının düzeltilmesi de gerekmektedir. Fakat, yargılamanın ulaştığı aşama ve davanın ceza yargılamasına ilişkin bölümüyle ilgili kurulan hükme yönelik bir yasa yolu başvurusunun bulunmadığı da nazara alındığında, mağdurenin kardeşi Kader’in yaşının düzeltilmeden de bir sonuca varmak olanaklıdır.

Yerel  Mahkemece mağdurenin gerçek yaşının, bilimsel inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu itibarla Yerel Mahkeme hükmünde yer alan mağdurenin yaşının düzeltilmesine ilişkin bölüme, “Mağdurenin yaşının, bu yargılama ile sınırlı olarak tespit ve düzeltilmesine, yaş düzeltme ilişkin hükmün nüfus kaydına işlenmesine yer olmadığına” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir…” Yargıtay CGK., 2007/5-239 E., 2008/86 K., 15.04.2008 T.


Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir