Alacak davasında mesaj kayıtları delil olur mu WhatsApp yazışmaları delil olur mu alacak - borç ilişkileri İnstagram Facebook gibi sosyal medya yazışmaları ile ispatlanabilir mi ? MESAJ MAİL veya SOSYAL MEDYA YAZIŞMALARI ALACAK – BORÇ İLİŞKİLERİNDE DELİL MİDİR ? Telefon mesajları mahkemede delil olur mu ?

Mesaj, Mail ve Sosyal Medya Yazışmaları Borç İlişkilerinde Delil midir?

Alacak davasında mesaj kayıtları delil olur mu WhatsApp yazışmaları delil olur mu alacak - borç ilişkileri İnstagram Facebook gibi sosyal medya yazışmaları ile ispatlanabilir mi ? MESAJ MAİL veya SOSYAL MEDYA YAZIŞMALARI ALACAK – BORÇ İLİŞKİLERİNDE DELİL MİDİR ? Telefon mesajları mahkemede delil olur mu ?

Mesajla borç ispatı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya senet düzenlenmeden kurulan borç ilişkilerinde ortaya çıkan temel ispat sorunlarından biridir. Günümüzde borç para verilmesi çoğu zaman WhatsApp, SMS, e-posta veya sosyal medya yazışmaları üzerinden yapılan anlaşmalara dayanmakta; borç paranın elden ya da banka havalesi yoluyla verilmesine rağmen bu ilişkiyi belgeleyen yazılı bir evrak düzenlenmemektedir. Bu gibi durumlarda borçlunun geri ödeme yapmaması hâlinde, alacaklının yalnızca mesajlaşma kayıtlarına dayanarak borç ilişkisinin varlığını ispatlayıp ispatlayamayacağı hususu yargılamada tartışma konusu olmaktadır

Mesajla Borç İspatı: Mesaj, Mail ve Sosyal Medya Yazışmaları Delil midir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesinde, uyuşmazlık konusu vakıaların ispatına elverişli olan yazılı veya basılı metinler ile senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi verilerin; ayrıca elektronik ortamdaki verilerin ve bunlara benzer bilgi taşıyıcılarının belge niteliğinde olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamda, WhatsApp, e-posta ile Instagram ve Facebook gibi sosyal medya yazışmaları da kural olarak belge olarak kabul edilmektedir.

Ancak, borç ilişkisi bir hukuki işlem niteliğinde olduğundan, alacak davalarında ispat bakımından HMK m. 200’de öngörülen senetle ispat zorunluluğu dikkate alınmalıdır. Belirli bir parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin kural olarak senetle ispat edilmesi gerekmekte olup, 2026 yılı itibarıyla bu sınır 41.000 TL olarak uygulanmaktadır. Bu nedenle, bu tutarın üzerindeki borç ilişkilerinde sosyal medya mesajları tek başına kesin delil niteliği taşımaz.

Bununla birlikte, HMK m. 202 uyarınca senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu hâllerde delil başlangıcının varlığı hâlinde tanık dâhil olmak üzere diğer delillere başvurulması mümkündür. Bu çerçevede, borçlunun borcu aldığını veya geri ödemeyi kabul ettiğini gösteren mesajlaşma kayıtları, hukuki işlemi muhtemel kılan delil başlangıcı olarak değerlendirilerek alacak davasında diğer delillerle birlikte ileri sürülebilir.

YARGITAY KARARLARI

Banka havalesi tek başına borç ilişkisini ispatlamaya yetmese de, borcun geri ödeneceğini kabul eden Facebook yazışmaları HMK m. 199 kapsamında belge niteliğinde olup birlikte değerlendirilmelidir.

“Dava, ödünç sözleşmesine dayalı olarak borç olarak verilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi ne vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıya 5.241 Euro borç olarak verilen bedelin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise, davacıya borcunun olmadığına ilişkin savunma yapmış, mahkemece, davacının davalıya borç verdiğini, yazılı delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Havale kural olarak bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir ifade ile havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcuttur. Bu yasal karinenin aksini havaleyi gönderen tarafın ispat etmesi gerekir. Davalı savunmasında, borcu kabul etmemiş ve gerekçeli inkarda bulunmuştur. Öte yandan havale dekontlarında gönderilen paranın borç verildiğine dair herhangi bir şerhin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle havale, paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir.

Ne var ki davacı yanca havale kayıtlarının yanında davalının iş yerine verdiği şikayet dilekçesine binaen verilen cevaba ve davalıyla aralarında ki facebook yazışmalarına da dayanmıştır. ….Yine davacı yanca dosyaya sunulan Facebook yazışmalarında davacının ödünç verdiği parayı talep ettiği davalının ise “paranı göndereceğim hiç şüphen olmasın” “paran en kısa zamanda hesabında olacak” şeklinde beyanda bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir.

6100 sayılı HMK’nun 199.maddesinde belge kavramı ”Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu halde davacı yanca delil olarak dayanılan facebook kayıtlarının 6100 sayılı HMK’nun 199. maddesi anlamında belge niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.

Hal böyleyken …. davacı yanca dayanılan facebook kayıtları … değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.”

(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 07/05/2018 Tarihli, 2018/2233 Esas ve 2018/5317 Karar sayılı kararı)

Telefon mesajları belge niteliğinde olup değerlendirilmeden karar verilmesi bozma nedenidir.

“Dava, davacının davalının banka hesabına 24.11.2014 tarihinde 25.000,00 TL borç olarak gönderdiğini iddia ettiği havale lerin iadesi için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, söz konusu havalelerin borç olarak gönderilmediğini, kendisinin davacıya borç verdiğini ve davacının da bu borcu ödemek amacıyla para gönderdiğini savunmuştur. itirazın iptali

Davacı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmış olup, davacı tarafın yemin teklif etme haklarını kullanmayacaklarını bildirmeleri üzerine ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.itirazın iptali

HMK’nın 199. maddesinde ”Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” şeklinde düzenleme ile telefon mesaj ları da bu madde kapsamında belge olarak kabul edilmiştir.

DAVACI DELİL OLARAK DAVALININ EŞİ İLE KARŞILIKLI OLARAK BİRBİRLERİNE GÖNDERDİKLERİ MESAJLARA DAYANDIĞINDAN, DAVACININ BU DELİLLERİ AZ YUKARIDA YAPILAN AÇIKLAMALAR DOĞRULTUSUNDA DEĞERLENDİRİLEREK SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, BU KONU GEREKÇELİ KARARDA HİÇBİR ŞEKİLDE TARTIŞILMAMIŞTIR. SÖZ KONUSU BU DELİLLERİN NE KADAR SAĞLIKLI OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILIP DEĞERLENDİRİLEREK SONUCUNA GÖRE BİR KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.”

(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 05/03/2019 Tarihli, 2016/25796 Esas ve 2019/2906 Karar sayılı kararı)

Facebook mesajlarında yer alan ödeme planı beyanı, borcun açık kabulü niteliğindedir.

“Davalı asil duruşmada, malların teslim edilmediğini, Facebook mesajlarının kendisine ait olduğunu, mesaj larda geçen 11.000,00 TL’den borçlu olduğunu kabul yönünde beyanının bulunmadığını, davacının alacağını mahkemede ispatlaması halinde ödeyeceğini söylediğini beyan etmiştir. itirazın iptali

Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusunun miktarı itibariyle davacının teslim olgusunu kesin delille ispatlaması gerektiği, bu nitelikte bir delil bildirmediği, yemin teklifinde de bulunmadığı, davacının teslim olgusunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

DAVALI TARAFÇA GÖNDERİLEN 01.11.2013 TARİHLİ FACEBOOK MESAJLARINDA DAVALININ “11.000,00 TL’LİK BORCUMA ÖDEME PLANI ÇIKARSINLAR VE BEN DE ÖDEMEYE BASLAYAYIM.” SEKLİNDEKİ BEYANLARI AÇIKÇA BORCU KABUL ANLAMINDA YORUMLANMALIDIR.

Davalı anılan mesaj ların kendisi tarafından çekildiğini inkar etmediğine göre 6100 sayılı HMK’nun 199. maddesi anlamında belge niteliğinde kabulü gereken mesajlar doğrultusunda akdi iliskiyi de inkar etmeyen davalının borcu açıkça kabul ettiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması dogru görülmemiştir.”

(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 15.02.2016 tarihli, 2015/14813 Esas ve 2016/2351 Karar sayılı kararı)

Mail yazışmaları belge niteliğinde olup değerlendirilmeden verilen ret kararı bozma nedenidir.

“…… davalı avukat tarafından davacıya gönderilen 2.9.2009 tarihli mail yazışmasında; SGK’ya açılacak dava ile ilgili döküm yapılarak, masraf olarak 5.800,00 TL, 2.000,00 TL bilirkişiden alınan bilgilendirme ücreti ve bakiye 8.000,00 TL vekalet ücretinin kaldığı belirtilerek bu ücretin ödenmesi istenmiş, parantez içerisinde kalan bakiye açıklanırken 10.000,00 TL olan rakamdan itiraz dilekçesi yazılmasının sonrasında 2.000,00 TL ödendiği açıklaması bulunmakta olup, mahkemece belirtilen mail yazışmasının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.

Hmk’nun 199. maddesinde “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu kanuna göre belgedir.” yazılıdır. Bu düzenleme ile mail yazışmaları da belge olarak kabul edilmiştir.

O hâlde, mahkemece mail yazışmaları ve davacı tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek davacının borçlu olup olmadığına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 10.06.2020 tarihli, 2017/1014 Esas ve 2020/4488 Karar sayılı kararı)

Borç talebini içeren e-posta ve SMS mesajları, tanık deliline kapı açar.

“Dosyanın incelenmesinde, davacıların Türkiye’de tatil yaparken tanıştıkları davalının araba satın almak için davacılardan 8000 Euro borç para istediği, bu konudaki talebini 6.10.2010 tarihli e-posta ve sms mesajı ile bildirdiği, davacıların, 5.2.2011 tarihli iki ayrı banka havalesi ile (havale ücretlerinin mahsubu ile) 7.780 Euro gönderdikleri, davalının borç ilişkisini kabul etmediği, mahkemece, davacılar tarafından davalıya teklif edilen yeminin edası suretiyle davanın reddine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Eldeki dava 19.10.2011 tarihinde açılmış olup, bu tarih itibarıyla HMK yürürlüğe girmiştir. HMK’nun 199. maddesinde “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” şeklinde düzenleme ile mail, telefon mesajları da bu madde kapsamında belge olarak kabul edilmiştir.

HMK’nun 2014/5149-10114 202. maddesi hükmünde “(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.” şeklinde düzenleme yapılarak bu tür belgeler yazılı delil başlangıcı yapılarak tanık deliline başvurma imkânı getirilmiştir.

Davacılar delil olarak davalı ile karşılıklı olarak birbirlerine gönderdikleri mesajlara ve özellikle 6.10.2010 tarihli mesaj içeriğine dayandıklarından, davacıların bu delilleri az yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.”

(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 03.04.2014 tarihli, 2014/5149 Esas ve 2014/10114 Karar sayılı kararı)


HUKUKİ UYARI

www.mesudebusrakucuk.av.tr resmi kaynak değildir. Paylaşılan tüm veriler bilgi amaçlı olup yasal tavsiye olarak değerlendirilemez ve herhangi bir sorumluluk kabul edilmez. Bilgiler, içtihat ve mevzuat değişiklikleri sebebiyle en güncel halinde olmayabilir. Kullanıcılar, sunulan bilgileri ve emsal Yüksek Mahkeme kararlarını resmi kaynaklardan teyit etmelidir.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir