TCK 232 Kötü Muamele Suçu: Yargıtay Kararları

TCK Madde 232: Kötü Muamele Suçu
Madde Metni:
“ (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.”
1. Suçun Oluşumu
5237 Sayılı TCK Madde 232’ye göre, kötü muamele suçu, “aynı konutta birbiriyle yaşayanların birbirlerine karşı merhamet ve şefkatle bağdaşmayacak eylemleri gerçekleştirmesiyle” oluşur.
Kanun koyucu, aile içi şiddet olgusu kapsamında, yaralama, tehdit, hakaret gibi başka maddelerde suç olarak tanımlanan eylemler dışında kalan kötü muameleyi cezalandırmayı amaçlamıştır. Aile içi şiddetin önlenmesi bakımından madde 232 önemli bir ceza hukuku düzenlemesi olarak kabul edilmektedir.
Suça teşebbüs mümkündür. Kötü muamele suçu kesintisiz suç olmasına rağmen, zincirleme suç şeklinde de işlenebilir.
2. Suçun Şartları
Suçun birinci fıkrasının gerçekleşmesi için fail ve mağdurun aynı konutta birlikte yaşamaları gerekli ve yeterlidir. Aynı konutta yaşayan kişilerin aile bireyi olması gerekmediği gibi, aralarında akrabalık bağı bulunması da suçun faili veya mağduru olma açısından önem taşımaz.
Her kötü muamele, tek başına suç oluşturmaz. Suçun varlığından söz edilebilmesi için, kötü muamelenin merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak nitelikte olması gerekir. Örnekler: Yarı aç veya susuz bırakmak, Uyku uyutmamak, Zor koşullarda çalışmaya mecbur etmek, Sürekli alay etmek, Korkutmak.
Eğer gerçekleştirilen eylem, basit bir tıbbî müdahaleyle giderilemeyecek ölçüde bir zarar doğuruyorsa, bu durumda artık kasten yaralama suçu oluşur.
3. Suçun cezası
HAGB: Kötü muamele suçu nedeniyle verilen ceza için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir; bu durumda mahkeme, belirli bir denetim süresi boyunca suçun tekrar işlenmemesi koşulunu arar ve sürenin sonunda şartlar sağlanmışsa hüküm kesinleşmez.
Adli Para Cezası: Kötü muamele nedeniyle hükmedilen hapis cezası, mahkemenin takdirine bağlı olarak adli para cezasına çevrilebilir, böylece suçlu belirli bir miktar para ödeyerek cezasını yerine getirmiş olur.
Erteleme: Verilen ceza, TCK madde 51’de yer alan şartlara uygun olarak ertelenebilir.
4. Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma
Şikayet Süresi: Kötü muamele suçu, şikayete bağlı bir suç değildir; bu nedenle savcılık tarafından kendi inisiyatifiyle soruşturulur ve herhangi bir şikayet süresi öngörülmemiştir; kamu davasında şikayetçi olarak yer alan bir kişi şikayetini geri alsa bile, ceza davasının düşmesine sebep olmaz.
Zamanaşımı: Suç işlendiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde dava açılmaz veya açılmış dava kanuni süre içinde sonuçlanmazsa, dava düşebilir; kötü muamele suçu için olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır; suç, zamanaşımı süresine uyulmak kaydıyla her zaman soruşturulabilir.
Uzlaşma: Kötü muamele suçu, uzlaşma kapsamındaki suçlardan değildir; bu yüzden uzlaştırma prosedürü uygulanamaz.
Sıklıkla Sorulan Sorular
Kötü muamele, merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayan hareketler olarak anlaşılmalıdır. Eğer bu muamele, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek düzeyde zarar veriyorsa, artık kasten yaralama suçu oluşur. TCK’nın 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun oluşması için mağdura yönelik fiillerin süreklilik arz etmesi ve kanunda düzenlenen fiillerden farklılaşmasının gerektiği, her türlü kötü muamelenin bu suçun oluşmasını olanaklı kılmayacağı, yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur bırakmak gibi eylemlerin bu suça örnek olabileceği, göz önüne alınmalıdır.
Disiplin yetkisi, kişilerin idareleri altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek ya da bir meslek/sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişiler üzerinde terbiye ve eğitim amacıyla sahip oldukları yetkidir. Bu yetki, aynı zamanda terbiye hakkıdır ve eğitim hakkının doğal bir sonucudur; yetki olmadan söz konusu hak kullanılamaz. Disiplin yetkisinin sınırı ise maddede gösterilmiştir. Disiplin yetkisi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olmayacak veya bir tehlikeye maruz kalmasını sonuçlamayacak derecede kullanılabilecektir.
Hayır, hakaret kötü muamele kapsamında değerlendirilmez. Bu durumda kötü muamelenin sınırı aşılmış olur ve TCK Madde 125 kapsamında hakaret suçu oluşur. Hakaret oluşturan fiiller, disiplin yetkisi kapsamına da girmez; dolayısıyla kötü muamele suçu olarak değil, hakaret suçu olarak cezalandırılır.
Birinci fıkra bakımından, fail ve mağdurun aynı konutta birlikte yaşamaları gereklidir. Ancak, tesadüfen aynı konutta bulunan kişiler bu suçun mağduru olarak kabul edilmez. Dolayısıyla, kötü muamele suçundan söz edilebilmesi için arada birlikte yaşama ilişkisi bulunmalıdır. İkinci fıkra açısından ise, suçun faili bakım ve eğitim yükümlülüğü bulunan kişidir. Bu kişiler, mağdurlarla aynı evde yaşamak zorunda değildir; zira burada önemli olan bakım, gözetim veya eğitim sorumluluğundan kaynaklanan ilişkidir.
TCK 232 Kötü Muamele Suçu Yargıtay Kararları
Kuma getirmek, eşe karşı kötü muamele suçunu oluşturur.
“Somut olayda; sanığın eşi olan müşteki ile birlikte yaşadığı eve kuma getirmesinden sonra müştekiye kötü davrandığı, bu nedenle, müştekinin psikolojisinin bozulduğu, intihara teşebbüs ettiği, sanığın eve kuma getirmesi, kötü davranış ve tutum sergilemesi eyleminin bir bütün halinde sevgi ve merhamet duyguları ile bağdaşmayan, müştekiye ruhen zarar veren, mağdurda duygusal bozukluğa yol açacak boyuta ulaşan kötü muamele niteliğinde olduğu ve dolayısıyla sanığın üzerine atılı kötü muamele suçunun oluştuğu gözetilmeksizin, kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA…” Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2015/23641 E., 2017/1535 K. 13/02/2017 T..
Çocuğunu dövmek kötü muamele değil, alt soya karşı kasten yaralama suçunu oluşturur.
“İddianamede sanığın kötü muamele suçunu oluşturacak eylemlerinden söz edilmediği gibi, buna ilişkin kanıtın da bulunmaması karşısında, mağdurenin aşamalarda istikrarlı anlatımı, müştekinin bu beyanları destekleyen anlatımları ve tüm dosya içeriğinden sanığın öz kızı olan mağdureyi döverek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 86/2, 3-a maddelerine uyan alt soya karşı kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek kötü muamele suçundan aynı Kanunun 232/1. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması…” Yargıtay (Kapatılan)14. Ceza Dairesi, 2012/15634 E., 2013/4620 K. 17.04.2013 T.
Kasten yaralama suçundan kamu davası açılan fiilin yargılama sırasında kötü muamele suçunu oluşturduğu anlaşılırsa sanığa ek savunma hakkı verilmelidir.
“Sanık hakkında iddianame içeriğine göre kasten yaralama suçundan kamu davası açıldığı ve kötü muamele suçundan açılmış bir dava bulunmadığı nazara alınarak kötü muamele suçundan ek iddianameyle kamu davasının açılması sağlanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken sanığa ek savunma hakkı verilmek suretiyle dava konusu yapılmayan kötü muamele suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,Bozmayı gerektirmiş…” Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2009/9484 E., 2010/11063 K. 07.04.2010 T.
Kötü muamele suçunun oluşması için, mağdura yönelik fiillerin süreklilik arz etmesi gerekir.
“TCK’nın 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun oluşması için mağdura yönelik fiillerin süreklilik arz etmesi ve kanunda düzenlenen fiillerden farklılaşmasının gerektiği, her türlü kötü muamelenin bu suçun oluşmasını olanaklı kılmayacağı, yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur bırakmak gibi eylemlerin bu suça örnek olabileceği, göz önüne alınmalıdır.
Somut olayda, sanığın mağdurlara karşı kötü muamele olarak kabul edilen eylemlerin neler olduğu ne şekilde süreklilik gösterdiği denetime olanak verecek biçimde açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle kötü muamele suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA,” Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019/10162 E., 2020/7890 K. 23/06/2020 T.
Balkona kilitleyip, aç bırakmak kötü muamele suçunu oluşturur.
“…Sanığın mağdureyi balkonda kilitleyip, aç bırakması gibi süregelen eylemlerinin “kötü muamele” suçunu oluşturduğu, Elle, terlikle, tabakla vurma eylemlerinin ise “kasten yaralama” eylemini oluşturduğu, Yaralama eylemlerinin kötü muamele suçunun unsuru olmayıp ayrı şekilde değerlendirilmesi gerektiği;
Sanığın ikrarı, mağdurenin ve tanığın beyanları, adli rapor ile mevcut delil durumuna göre sanığın cezalandırılması yerine, hukuka aykırı gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, BOZULMASINA…” Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 11.12.2014 T., 2014/7527 E., 2014/26907 K.
Çocuğunu bir kereye mahsus çırılçıplak soyarak üzerine soğuk su döküp ıslak vaziyette bekletme eylemi eziyet suçunu değil, kötü muamele suçunu oluşturur.
“…Sanık hakkında EZİYET SUÇUNDAN kurulan hükmün incelenmesinde;TCK.nun 96/1. maddesinde “bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi…” ibaresi yer almakta; yasada eziyet kabul edilen eylemler tanımlanmamaktadır. Madde gerekçesinde ise “eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler.
Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arz eder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir.” denilmektedir.
Somut olayda, sanığın sistematik ve süreklilik arz edecek biçimde olmayan ancak; merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak şekilde, öz oğlu olan yaşı küçük mağduru bir sefere mahsus çırılçıplak soyarak üzerine soğuk su döküp ıslak vaziyette bekletmesi şeklindeki eyleminin TCK madde 232 /2’de düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, BOZULMASINA…“ Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 5.02.2019 T., 2018/11874 E., 2019/2586 K.
HUKUKİ UYARI: www.mesudebusrakucuk.av.tr resmi kaynak değildir. Paylaşılan tüm veriler bilgi amaçlı olup, olası yanlışlıklardan kaynaklı sorumluluk kabul edilmez. Kullanıcılar sunulan bilgileri ve emsal Yüksek Mahkeme kararlarını resmi kaynaklardan teyit etmelidir.



